TÜED-TÜM EMEKLİLER DERNEĞİ GENEL BAŞKANI KAZIM ERGÜN “EMEKLİYE ÇOK BÜYÜK AYIP EDİLDİ” DEDİ.

indir

Ergün, son 21 yıl içinde taban emekli aylıklarının ve buna paralel olarak da bütün emekli aylıklarının altın fiyatları karşısında çok ciddi bir erime yaşadığına dikkat çekti.  Çok önemli bir değerlendirme yaparak şunları söyledi: “2002 yılındaki aylığımızın altın karşılığını bugün alabilmiş olsaydık, en düşük emekli aylığı 25 bin 104 lira olacaktı. Bugün ise 7 bin 500 lira’ya mahkum olduk” dedi.

Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Kazım Ergün, ” son üç yılda uygulanan yeni ekonomik program, emekli aylıklarının küçülmesine ve yoksulluğun artmasına neden olmuştur.” diyerek, sözlerine şöyle devam etti. “Çalışanlar, toplu iş sözleşmesi ile yüksek fiyat artışları karşısında ücretlerini arttırırken, emekli  aylıkları arasındaki makası açmış; emekliler “Muhtaç” duruma düşmüştür.

Her ürüne sürekli zam yapıldığı bir dönemde, en az aylık ödemesi olan 7.500.-TL.nin sabit kalmasının izahını hiç kimse böylesine zayıflatılması, emekli yoksulluğunu arttıran bir etki yapmıştır. Emekli aylığı alanların, aileleriyle birlikte nüfusunun yüzde 35’ini temsil etmesi ve en korumasız kesim durumuna gelmesinden, devleti yönetenler ders çıkarmalıdır.” dedi.

Ergün “en önemlisi de Emekliler de yaşıyor ve yaşamlarını devam ettirmek, çocuklarına da bakmak zorundadırlar.” diye emeklilerin çok zor şartlarda yaşamlarını sürdürdüklerini ifade etti.

Türkiye Emekliler Derneği Başkanı Kazım Ergün’un TÜED aylık haber bülteninde yazmış olduğu Başyazı’da: “YÜKSEK ZAMLAR EMEKLİ AYLIKLARINI DEĞERSİZ YAPTI” diyerek, şunları yazmıştır.: “Fiyat artışlarının aşırı yükselmesi ve her ürünün giderek zamlanması, yaşamı zorlaştıran bir süreci getirmiştir. Üç yıl önce 1.500 TL. olan en az aylık ödemesi ile alınan ürünlerin üçte birini, bugün 7.500 TL. en az aylık ödemesi ile alamıyoruz. Emeklinin; soğan, patates, ekmek ve peynir alırken zorlandığı bir dönemden geçilmektedir. Hayat pahalı çekilemez bir çileye dönüşmüş ve emeklileri “muhtaç” duruma düşüren aylık ödemeleri, sosyal güvenliliği de değersiz yapmıştır.

Emeklilerin en büyük zararı, aylık artışlarının tüfe artışına endekslenmesi ve kök aylıkların yetersiz kalmasıdır. İşçi ve memur sendikaları, ücret artışlarını toplu iş sözleşmeyle belirlerken, sendikal güvenceleri olmayan SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin toplu iş sözleşmelerinden yararlandırılmaması, emeklileri korumasız bırakmıştır.

SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarının küçülmesinde, aylık hesaplama sistemi ile birlikte tüfe  artışına endeksli zamlar en temel etken olmuştur. Kök aylık düzeltilmeden, emekli aylıklarına yapılan artışların kıymeti yoktur. Özellikle, yüzdeli zamlar, kök aylıkları düşük kalan emekliler, aile destek programına başvuracak duruma gelmiştir.

En az aylık ödemesi, sosyal güvenlik sisteminin en kırılgan ayağıdır. Geçmişte böyle bir ödeme biçimi yoktu. 2000 öncesi dönemde emekli olanlara alt sınır aylık bağlama oranı yüzde 70 uygulanırken, 2000 sonrası dönemde yapılan değişikliklerle yüzde 35’e düşürülmesi, asgari ücret üzerinden prim ödeyen milyonlarca çalışanı cezalandırmış, alt sınır aylık hesaplanması değersiz kalınca, kök emekli aylıkları iyileştirme yerine emeklileri fakirleştiren bir ödeme biçimi olan en az aylık ödemesi getirilmiştir.

Hükümete çağrımız,; en az aylık ödemesi sistemden çıkarılmalı, gerçek taban aylık hesaplanma sistemi getirilmelidir. Taban aylık; takdirle belirlenemez. Bugün bunun sıkıntısı yaşanmaktadır. Taban emekli aylığı, sistemin temeli ve başlangıç ücretidir. Sosyal güvenlik haklarının bütünlük içinde uygulanması için, aylık hesaplanma sistemi değişmeli ve intibak yapılarak geçmişin ve geleceğin eşitlik ilkelerine göre aylıkların ödendiği bir sistem getirilmelidir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Vedat Işıkhan’a yaptığımız ziyarette; sosyal güvenlik mevzuatımızın eksik kalan ve değişmesi gereken maddeleri değerlendirilmiş ve birlikte çalışmanın önemine dikkat çekilmiştir. Sayın Bakanımızın müspet yaklaşımları, gelecek için ümit ışığı olmuştur. Sosyal güvenlik sistemimizi ve emekli aylıkları hak ettiği yere getirmeliyiz. Anayasamızda, Sosyal güvenlik hakları güvence altına alınmıştır.

Mevcut sosyal güvenlik uygulamaları, Anayasamızda yer alan maddeler ile çelişmektedir. Sosyal devletin en temel görevi, emekli aylıklarını insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çıkarması ve emeklileri muhtaç duruma düşüren hesaplama sistemine son verilmesidir.

EMEKLİYİ YAŞAT Kİ, DEVLET YAŞASIN. ”

Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Kazım Ergün, emekli olanların çoğunun derneklerinin üyesi olmadığını, şu an 800 bin civarında üyeleri bulunduğunu, yıllık ücretlerinin 60 lira olduğunu, bunun şu an 6 Simite karşılık olduğunu, söyleyerek, emekli olan 15 milyona yakın emeklilere şu çağrıyı yapmaktadır. “BİZLERİN DAHA GÜÇLÜ OLABİLMESİ VE SİZLERİN HAKLARINI KORUYABİLMEMİZ İÇİN ÇOK ACİL TÜRKİYE EMEKLİLER DERNEĞİNİN ŞUBELERİNE GİDEREK ÜYELİK KAYDINIZI YAPTIRIN, BİZLERE ÜYE OLUN Kİ, BİZ DAHA DA GÜÇLENELİM VE SİZLER İÇİN ÇOK DAHA İYİ MÜCADELE EDEBİLELİM. ” demiştir.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


Hakkımızda

Hayat çok uzun gibi gözükse de, uzun değil kısadır. Yaşam tecrübelerle olgunlaşır. Ülkemizin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmak görevimiz olmalıdır. Ulusal milli birliğimize sahip çıkmalıyız. Bir toplumda dil, din, milli ve manevi değerler kaybolursa, o toplum dağılmaya ve yıkılıp yok olmaya mahkûm olur.


İLETİŞİM

BİZİ İSTEDİĞİNİZ ZAMAN ARAYIN