Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte şehir yeniden uyanıyor.

Siyami Şentürk

GÜNAYDIN

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte şehir yeniden uyanıyor. Bir yerde kepenkler açılıyor, bir yerde işe yetişme telaşı başlıyor, bir yerde de bir anne çocuğunu okula hazırlıyor. Aynı güne herkes farklı bir yerden başlıyor; kimi güçlü, kimi yorgun, kimi umutlu, kimi kırgın…

İşte hayatın en büyük gerçeği de burada saklıdır: Hiçbir başlangıç sonsuza kadar sürmez.

Bugün elinde makam olabilir, servet olabilir, itibar olabilir. İnsan, sahip olduklarının kalıcı olduğunu sanmaya çok meyillidir. Oysa zaman, bir gecede bütün dengeleri değiştirebilen görünmez bir güçtür.

Doğanın en yalın dersi bunu bize her gün fısıldar: Kuş hayattayken karıncaları avlar; fakat kuş öldüğünde aynı karıncalar onu toprağa karıştırır. Bu yalnızca biyolojik bir olay değil, hayatın değişmez diyalektiğidir. Av ile avcı, güçlü ile zayıf arasındaki mesafe bazen yalnızca zamanın bir adımı kadardır.

Bir çınardan milyonlarca kibrit çöpü yapılabilir; fakat o kibritlerden yalnızca biri, koca bir ormanı küle çevirmeye yeter. Demek ki büyüklük, dokunulmazlık değildir.

Psikolojinin “aşırı güven yanılgısı” dediği şey tam da budur: İnsan, bulunduğu konumu kalıcı sanır; gücünü karakterinin değil, makamının eseri zanneder. İşte kibir tam bu noktada başlar.

Oysa hayat düz bir çizgi değildir; bir tahterevallidir. Bugün yukarıda olmak, yarın da orada kalacağımızın garantisi değildir. Rüzgârın yönü değiştiğinde, insan kendini hiç beklemediği bir yerde bulabilir.

Ve çoğu zaman en acı ders, en zayıf anımızda gelir.

Dizlerimizin üzerine çöktüğümüzde bize el uzatan kişinin; vaktiyle selamını duymadığımız, fikrini küçümsediğimiz, varlığını önemsiz gördüğümüz biri olması, hayatın en sarsıcı ironilerinden biridir.

Bu yüzden gerçek güç; başkalarını ezebilmekte değil, ezebilecekken incitmemektedir.

Gerçek asalet; makamdayken mütevazı kalabilmek, güçlü iken adil davranabilmek, kim olursa olsun her insana aynı insanlık değeriyle yaklaşabilmektir.

Çünkü zaman, hepimizin öğretmenidir.

Bugünün kuşu yarının toprağı olabilir; bugünün karıncası yarının taşıyıcısı…

Öyleyse bu sabaha bir üstünlük duygusuyla değil, bir farkındalıkla başlayalım.

Kimseyi küçümsemeyelim.
Hiçbir gücü sonsuz sanmayalım.
Hiçbir insanı değersiz görmeyelim.

Çünkü hayatın acımasız tiyatrosunda roller değişir; fakat insanın karakteri, perde kapandıktan sonra da geriye kalan tek şeydir.

Hayatın bütün dengeleri değişebilir; fakat gönülden verilen bir selamın değeri hiç eksilmez. O hâlde bugün, kibri değil tevazuyu, üstünlüğü değil insanlığı çoğaltan bir selam bırakalım birbirimize… Selam ve muhabbetle.

Erdemle…

Sîyâmettin Şentürk

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


Hakkımızda

Hayat çok uzun gibi gözükse de, uzun değil kısadır. Yaşam tecrübelerle olgunlaşır. Ülkemizin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmak görevimiz olmalıdır. Ulusal milli birliğimize sahip çıkmalıyız. Bir toplumda dil, din, milli ve manevi değerler kaybolursa, o toplum dağılmaya ve yıkılıp yok olmaya mahkûm olur.


İLETİŞİM

BİZİ İSTEDİĞİNİZ ZAMAN ARAYIN