TÜMER DİYOR Kİ: AHLAKI YİTİRİRSEK, DEVLETİ DE YİTİRİRİZ

Toplumsal ahlak nasıl bozulur?
Bir toplumun mayası bozulduğunda her şey bozulur.
Bugün geldiğimiz noktada ahlaksızlığı daha çok “iki apış arasında” arıyoruz. Yani namus, iffet gibi dar bir kalıba sıkıştırıyoruz. Oysa bu, ahlakın en küçük parçasıdır.
Halbuki dinimiz ahlakı çok daha geniş tarif eder. Peygamber Efendimiz “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” buyurmuştur.
İslam’a göre ahlak; doğruluk, emanete riayet, sözünde durmak, kul hakkı yememek, adaletli olmak ve merhamettir. Yani ahlak, insanın Allah’a, devlete, millete ve komşusuna karşı sorumluluğudur.
Bu yüzden asıl ahlaksızlık, sadece ferdi günahlarda değil, toplumsal günahlardadır.
Hırsızlık, rüşvet, çalma çırpma, yalan söyleme…Bunların hepsi ahlak çöküşünün işaretidir. Ama en büyüğü, devletin malına zarar vermektir. Çünkü devletin malı, 86 milyonun hakkıdır. Bir kalem çalmakla, bir ihalede yandaşını kayırmakla, bir vergiyi yok saymakla milletin geleceğini çalarsın. Bu, iki kişinin arasındaki ahlaksızlıktan bin kat daha büyüktür.
Türk’ün özünde ahlak vardır. Asalet vardır. Adalet vardır. “Devlet malı deniz, yemeyen domuz” diyen bir zihniyet bize ait değildir. Bizde “kul hakkı” yemeden yaşamak erdemliktir. “Adalet mülkün temelidir” sözü bu toprakların anayasasıdır.
O zaman sormak lazım: Acaba Türkiye yurdunda Türk mü azaldı? Tarihten bir ders alalım. Osmanlı, devletini ayakta tutan Türk idarecileri, askerleri, çiftçileri zamanla saraydan ve yönetimden uzaklaştırıldı. Bu nedenle liyakatin yerini adam kayırma alınca, koskoca Osmanlı İmparatorluğu çöktü.
Bugün de aynı şüpheye düşmeden edemiyoruz. Acaba yaşadığımız sıkıntıların sebebi, Osmanlı’daki gibi Türk idarecilerin, yani ahlaklı, adaletli, vatanını önceleyen yöneticilerin yokluğu mudur? Buna inanmak istemiyoruz ve devletimizin içinde ahlaklı, adaletli, vatanını önceleyen yöneticilerin de olduğuna eminiz,
Bu ülke bunları hak etmiyor. Erenler, evliyalar diyarı Anadolu insanı bu sıkıntıları yaşamamalı. Bu topraklar Mevlana’nın, Hacı Bektaş’ın, Yunus’un, AK Şemseddin’in ahlakıyla yoğrulmuştur.
Ahlakını kaybeden bir millet, eninde sonunda devletini de kaybeder. Önce ahlakı onarmalı, sonra devleti.
Çünkü büyük ahlaksızlık, vatana ihanettir.
Zekeriya TÜMER
Araştırmacı Yazar

