Doç,Dr,Çetin GÖKSU: 14 mayıs seçimleri, Türkiye’nin tarihini değiştirecek sonuçlar doğurdu

Cetin-goksu-160x160

MUCİZE

Doç. Dr. Çetin Göksu
Bir Planlama uzmanı

14 mayıs seçimleri, Türkiye’nin tarihini değiştirecek sonuçlar doğurdu. Amerika, Bob projesi ile BÜYÜK ORTA DOĞU DEVLETİ kurma yolunda adım adım ilerliyor. Türkiyeyi ve İran’ı, Suriye ve Irak’a benzer şekilde  parçalayarak, eyaletler sistemi oluşturmaya çalışıyor. Bu negatif gelişmeler, Orta doğu ülkelerinin gözleri önünde gerçekleşiyor. Ama bu tehlikeli gelişmeye karşı ciddi bir hazırlık görülmüyor.

Türkiye’nin durumu ise içler acısı.18 mayısta yapılan  seçim sonuçları, Türk halkına güven vermiyor. Ekonomik kriz halkın belini kırıyor ve AKP’nin Ilımlı İslam Devleti kurma çabalarına devam ediyor. Atatürkçü diye düşünülen CHP ise iyice dağınık bir görüntü veriyor. Sonbaharda yapılacak CHP  kurultayı  pek umut vermiyor. Genel  başkanlık için konuşulan adaylar, Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu, Cumhuriyetin tam bağımsızlık ilkesine sahip çıkamadığı, Kemalist ilkelerden uzaklaştığı için halkımıza güven vermiyor.

O halde ne yapılmalı?
Atatürk’e, Cumhuriyete, laikliğe, demokrasiye sahip çıkacak ve de iktidara gelecek bir siyasal oluşum nasıl başarılacak. Başta CHP, DSP ve Diğer Atatürkçü, cumhuriyetçi partiler nasıl bir araya gelecek, nasıl birlikte, yeni dış ve iç tehlikelere karşı güç birliği oluşturacaklar? Ülkemize yönelen tehlikeleri nasıl birlikte bertaraf edecekler? Türkiye’nin bugün en önemli sorunu bu.

Dağılan dağıldıkça güç kaybeden Kemalist güçler bir araya nasıl gelecek? Bağımsızlık savaşında olduğu gibi, Türk Halkını birleştirecek, birlik ve bütünlük içinde, yeniden nasıl bir güç odağı oluşturacak? İşte halkımızın günümüzdeki önemli bir beklentisi budur.

KEMALİST BİRLİK ÇAĞRISI
Türkiyeyi parçalama girişimlerine son vermenin ve ülkeyi kargaşadan kurtarmanın tek yolu  Kemalistlerin yeniden iktidara gelmesidir.

Farkındalık
Küreselcilerin planlı bir şekilde Kemalistleri bölme, ayrıştırma çabaları olduğunu öncelikle farkına varmalıyız. Bu farkındalık, bizi bir araya getirecek bilinçlenmeyi sağlayacak en önemli adımdır.

Bir Araya Gelmek
İkinci önemli adım, parçalanmış, ayrılmış, birbirinin rakibi ya da düşmanı olmuş farklı Kemalist grupların bir araya gelmesi ve birlikte çözüm aramalarıdır. Kemalistler bir araya gelebilirse, ülke, kargaşadan, kavgalardan kurtulacak, gelecekle ilgili kaygılar azalacak. daha huzurlu daha güvenli bir ortam oluşacaktır.  Ama daha da önemlisi, dış güçlere karşı çok daha güçlü bir Türkiye imajı oluşacaktır.

Nasıl?
Burada asıl sorun, Cumhuriyeti korumaya ant içmiş, ama zaman içinde farklı yönlere gitmiş grupların nasıl tekrar bir araya geleceği konusunda ortaya çıkıyor. Yurt Dışı odakların planlı bir şekilde yürüttüğü ayrıştırma hareketi, o kadar başarılı olmuş durumdaki, aynı hedefe yönelmiş partiler ve gruplar, birbirleriyle adeta düşman konumuna gelmiş durumdalar. Bu ayrıştırma operasyonuna son vermek çok zor, adeta imkansız. O halde ne yapılmalı, birlik ve beraberlik nasıl sağlanmalı?

Mucize
Türkiye’de yeniden “birlik ve beraberlik” sağlanması için adeta bir mucizeye ihtiyaç var. Ancak biz plancılar için  çözümsüzlük diye bir şey yoktur. Bir sorun ne kadar büyük olursa olsun her zaman bir çözüm bulunur.

Çözüm Ortak bir hedefe yönelmektir.
Eğer ortak bir hedef üzerinde anlaşma olabilirse, çözüme giden yol aydınlanır. Ancak “Ortak Hedef” belirlemek oldukça zordur, ama imkansız değildir.

Aslında Ortak hedef bellidir, biz bu Ortak hedefe Kemalizm diyoruz. Ancak Kemalistler Ortak hedefine rağmen anlaşamıyor olmasının nedeni, Kemalizmi çağdaş olarak değerlendirilmesinde ki farklılıklardır. Nitekim, Atatürkçü olduğunu iddia eden partilerin programları incelendiğinde, birbirinden çok farklı yönelişler dikkati çekiyor.

Başka bir deyişle, Kemalizmin çağdaşlaşma konusundaki farklılıklar, birlik ve beraberliği önleyen en büyük engel gibi duruyor. Bu engeller aşılmadıkça sorunu çözmek mümkün görünmüyor. Aslında belkide en önemli konu çağdaş gelişmeler ışığında “Kemalizmi yeniden değerlendirmektir”.

Kemalizm Bir İnsanlık Modelidir
Kemalizm incelendiğinde, Türkiyede pek dikkate alınmayan çok belirgin bir özelliği dikkati çekiyor. Kemalizm, Türkiye için bir “Özgün Yonetim Modeli” gibi görünmekte birlikte aslında öyle değildir. Kemalizm, bütün insanlık için geliştirilmiş ileri bir Yönetim Modelidir.

1. KEMALİZM, BİR DÜNYA ÖZGÜRLÜK MODELİDİR
Nitekim, Kemalizmi örnek alan, işgal edilmiş ülkeler, batı  sömürge sistemine karşı çıkmış,  başkaldırmış ve kısa zamanda bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Kemalizm dünya ülkelerini bağımsızlık yolunu açan başka bir deyişle, dünyayı özgürleştiren bir DÜNYA MODELİDİR. Türkiye’de kendisini  kemalist olduğunu iddia edenlerin öncelikle,  “KEMALİST DÜNYA ÖZGÜRLÜK MODELİNE” sahip çıkmalıdır. Herhangi bir bahane ile çıkmıyorlarsa, onların Kemalist olduğunu iddiası kesinlikle doğru değildir. Bütün partilerin ve grupların birinci hedefi, Türkiyen başlattığı bu özgürleşme hareketine sahip çıkmak ve koşullar ne olursa olsun her ortamda ve her fırsatta bu özgürleşme hareketine devam etmektir.

2. KEMALİZMİN “TOPYEKÜN KALKINMA” HEDEFİ
Kemalizmin ikinci büyük hedefi, her alanda, ekonomide, topmsal ilişkilerde,, Bilimde  ÖZGÜR ÜLKE olmaktır. Nitekim Cumhuriyetin ilk yıllarında, bütün yokluklara ve imkansızlıklara rağmen, Türkiye Cumhuriyetin ilk 15 yılında, büyük mesafeler kaydetmiş, sıfır bir ekonomiden dünyan en gelişmiş onuncu ülkesi düzeyine yükselmiştir. Ancak Atatürk döneminde başlatılan yerele dayali kalkınma hareketi devam edebilseydi, bugün Türkiye dünyanın en güçlü devletlerinden birisi olacaktı. İşte bugün kemalizmin dejenere edilmesi ve hızlı kalkınma hareketin durdurulması bizim gerilememize neden olmuştur. Daha da önemlisi, Batıyı taklit eden konuma düşürmüştür. Çağdaş olarak kemalizmin asıl hedefi, sosyal, ekonomik, bilimsel her alanda lider ülke olmaktır. Kemalistler “Topyekün Kalkınma” hedefini yeniden başlatmalıdır.

3. “BİLİMSEL DEVRİM” HEDEFİ
Türk devriminin belkide en büyük özelliği, Bilimsel toplum modelidir. Bu sayede, dini bağnazlık içinde batan ve her alanda gerileyen, ilkel düzeydeki bir Osmanlı  toplumu, Bilimsel devrim sayesinde  ileri toplum düzeyine kısa zamanda ulaşmıştır. Bugünde toplum yeniden, din toplumuna dönüştürme çabaları hızla yayılıyor ve giderek bilimden uzaklaşıyor. Türkiye bugün yaşadığı  sorunların temelinde “bilimden uzaklaşma” yatıyor. Kemalistlerin yeni 6hedefi, tekrar “Bilim Devrimi” yapmak ve ileri ve uygar toplumun yolunu açmaktır.

KEMALİSTLERIN YENİ HEDEFI

“GÜNEŞ UYGARLIĞI

Bugün Dünyada yeniden büyük bir kaos yaşanıyor. Emperyalistlerin geliştirdiği Kapitalist Sistem, sadece yabancı ülkeleri sömüren bir sistem haline gelmedi, aynı zamanda küresel kirlenmeyi, iklim felaketlerini yaratarak, dünyadaki yaşam için de tehlikeleri boyutlara ulaştı. Türkiye’nin ve Kemalizmin yeni hedefi, tıpkı 1920 lerde olduğu gibi, dünyada ortaya cikan kaosa son verecek, dünya sömürü düzenini önleyecek bir projeyi, “Güneş Uygarlığını” başlatmaktır.  Kemalistler bir araya gelerek, “Türk Güneş Uygarlığını” başlatma kararı aldıklarını takdirde, hem Atatürk’le başlayan Türk Devrimine sahip çıkmış olacaklar, hem de Kemalizmin 2.yüzyılını başlatarak, dünyayı felakete sürükleyen kaos ortamına son vereceklerdir.

Kemalizm çağın en büyük “Mucizesidir”, çağdaş Kemalistler de bu Mucizeyi devam ettirecek bir “Kadroyu” kurarak, dünyaya “IŞIK” tutmaya devam etmelidirler.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


Hakkımızda

Hayat çok uzun gibi gözükse de, uzun değil kısadır. Yaşam tecrübelerle olgunlaşır. Ülkemizin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmak görevimiz olmalıdır. Ulusal milli birliğimize sahip çıkmalıyız. Bir toplumda dil, din, milli ve manevi değerler kaybolursa, o toplum dağılmaya ve yıkılıp yok olmaya mahkûm olur.


İLETİŞİM

BİZİ İSTEDİĞİNİZ ZAMAN ARAYIN