ÜLKENİN EKONOMİK DURUMUNU GÖZLER ÖNÜNE SEREN SÖZCÜ GAZETESİNE BİR GÖZ ATALIM.

SEKTÖR MEDYA’NIN YORUMU: Bilindiği üzere ve herkesin de şahit olduğu ekonomik kriz ülkemizde sabit gelirliler ile düşük maaş alanları bunaltmaktadır.  Buna çare bulmaya çalışan Hükümet değişik alternatifler ile bütçeyi doldurmaya uğraşmaktadır. Şimdi de gene eskiden olduğu gibi, yastık altında parası bulunanlara çağrı yapmaktadır.

Bugünlere nasıl gelindi, onu sorgulamak gerek. Bir gerçek var ki, üretim artmadığı, tüketim arttığı, ihracat artmadığı, ithalat arttığı bir ülkede ekonomik kriz mutlaka olacaktır.

Ülkemiz tarım ülkesidir. En çabuk üretilecek ürünler üretildiği taktirde, tarıma hız verilmesi halinde verimli topraklarımızdan çıkan tarım ürünleri, hem iç piyasayı doyurur hem de dışarıya ihracat yapılarak döviz girmesine sebep olur. Hayvancılık ta çok çabuk geliştirilebilir ve çoğaltılabilir. Kalkınmak istiyorsak, binalardan çok tarımsal üretime hız verilmeli. Sonra da sanayileşmek gerek. Üretim arttığı müddetçe, ülkede bolluk olacaktır. Benzine ve mazota gelen zamlar, mutlaka zincirleme bütün ürünlere yansımaktadır. Bu nedenle de fiyatlar durmadan yükselmektedir. Bunlar kaçınılmaz sondur.

SEKTÖR MEDYA YORUM: Yeni Şafak Gazetesi Türkiye savunmada süper güç başlığını atmış. Bu çok sevindirici bir haber. Türkiye Cumhuriyetinin bulunduğu Anadolu toprakları dünya’da çok önemli bir yerde. Bu nedenle bütün dünyanın gözü bizim üzerimizde ve topraklarımızda. Yüz yıllardır devam eden mücadele, bütün hızı ile halen devam etmekte ve topraklarımız değişik yöntemlerle işgal edilmek istenmektedir. Bu nedenle savunma sanayimizi çok ileri düzeyde geliştirmemiz gerek. Buraya yapılan yatırımlar helal ve sağlıklı, geleceğimizi güvence altına alan yatırımlardır. Buna kimse karşı çıkmamalı ve gereken destek de verilmelidir.

SEKTÖR MEDYA YORUM: CHP sinin eski Genel Sekreteri Önder Sav, suskunluğunu bozmuş. CHP içerisindeki karışıklığa artık bir son verilmeli. Önder Sav’ın bu çıkışı da CHP içerisinde etkisini gösterecektir. Önder Sav ne demiş: 27 Temmuzda 3 yıl doluyor, yönetimin bir günü kaldı demiş. Yani çok acele Genel Kurula gidilerek, yeni bir yönetimin iş başına getirilmesi gerektiğine vurgu yapmış. CHP’nin Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğ’luna tepkiler gittikçe büyüyor. 10 kere Recep Tayyip Erdoğan’a karşı yenilen Kılıçdaroğlu’nun artık bulunduğu koltuğu bırakması isteniyor. Tabandan gelen sesler de bu yönde. Böyle devam ederse, Belediye seçimlerini de kaybedebileceklerini düşünen CHP’liler biran önce Kılıçdaroğlu’nun yerine daha güçlü birisinin gelmesi taraftarı. Delegelerin çoğunluğunu elinde tutan Kılıçdaroğlu ise istifa etmediği müddetçe bir başkasının gelmesinin de mümkün olamayacağını da biliyorlar. Bu nedenle de taban tedirgin ve de kızgın. Böyle Demokrasi olmaz. İlk önce parti içerisinde Demokrasi’yi getirmek gerek, demektedirler.

SEKTÖR MEDYA YORUM: Aydınlık gazetesi en üst manşet’e haber olarak Alevi’lerden LOZAN çıkışı başlığını atmış. Hani Lozan bitecekti? Bitti mi? Bu konuda Lozan bitti, yeni bir Lozan anlaşması yapılması gerekiyor diye yetkililerden bir haber çıktı mı? Hayır Lozan bitmedi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti var olduğu müddetçe de bitmeyecek. Lozan Türkiye’nin tapusudur. Bu yanlış bilgilendirmeler halkı tedirgin etmiştir.

Kar Avrupa’ya değil Türk üreticisine gitsin. Doğru. Neden Yunanistan bile bizden dökme Zeytinyağları’nı alıp, şişeliyor ve daha yüksek fiyata dünyaya satıyor. Neden bizim kendi ülkemizde bunlar yapılamıyor, neden bizler kendimiz şişeleyerek, güzel ambalajlar yaparak, dünyaya kendi ürünümüzü satmıyoruz? İşte bunlar sorgulanmalı ve bu konuda gereken destekler verilerek, yatırımlar yapılarak ülkemiz kazanmalıdır. İhracatı ne kadar çok arttırırsak, o kadar çok ülkemize döviz girer ve biz kalkınırız. Devletimiz bu yönde tedbirleri almalı ve üreticilere gereken destek verilmelidir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


Hakkımızda

Hayat çok uzun gibi gözükse de, uzun değil kısadır. Yaşam tecrübelerle olgunlaşır. Ülkemizin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmak görevimiz olmalıdır. Ulusal milli birliğimize sahip çıkmalıyız. Bir toplumda dil, din, milli ve manevi değerler kaybolursa, o toplum dağılmaya ve yıkılıp yok olmaya mahkûm olur.


İLETİŞİM

BİZİ İSTEDİĞİNİZ ZAMAN ARAYIN