Sosyal Medyadan: “Ey Harun! Gözünü kapayınca yok olacak saltanatına sakın güvenme!..”

harun reşit minyatür

Watsaptan tarafıma gönderilen güzel bir yazı. Anlayana çok şey ifade eder. Elbette anlayan için. Dünya malına tamah ederek, öbür tarafı hiç düşünmeyenlere bu söz.

Halife Harun Reşid, Bağdat çevresinde adamları ile birlikte geziye çıktığı sırada, ağaç altında uyuyan bir adam görür ve yanındakilere; “Şu adamı uyandırın! Otların arasından çıkan bir yılan onu sokup öldürebilir.” der.
Uyandırılan adam bakar ki karşısında Halife Harun Reşid var. Ona şöyle söylenir:
– Sultanım! Neden uyandırdınız beni? Rüyâmda padişah olarak seçilmiştim. Tahtımda oturmuş çevreme ne güzel emirler veriyor, hizmetçileri çevremde koşturuyordum.
Harun Reşid gülerek cevap verir:
– Efendi! Uykudaki padişahlıktan ne olur ki, işte böyle gözlerini açınca padişahlık falan kalmaz, yok olup gider!
– Sultanım! Benim padişahlığım gözümü açınca yok olup gitti. Seninki de gözünü kapayınca yok olup gidecek, aramızda büyük bir fark mı var sanki?

Bu cevap karşısında düşünmeye başlayan Halife der ki:
– Efendi! Aslında uykuda olan sen değil benmişim. Ben seni yılandan kurtarmak için uyandırmıştım. Sen de beni saltanat gafletinden kurtarmak için uyarmış oldun.
Bundan sonra sıkça tekrar ettiği söz hep aynı olur: “Ey Harun! Gözünü kapayınca yok olacak saltanatına sakın güvenme!..”

E&A 🍀🌷🍁

Harun Reşid (Arapçaهارون الرشيد; d. 17 Mart 763 – ö. 24 Mart 809) beşinci ve en tanınmış Abbasi halifesi. 763’te babası Mehdi‘nin o zaman bulunduğu İran‘da (modern Tahran yakınlarında) bulunan Rey şehrinde doğdu. 786’da halife olan kardeşi Hâdî‘nin ölmesi üzerine halifeliğe geçti. Hayatının çoğunu Bağdat‘ta ve hilafetinin sonlarında yerleştiği Rakka şehrinde geçirdi. 24 Mart 809’da Horasan‘ın Tus şehrinde öldü ve orada toprağa verildi. Harun Reşid’in halifelik döneminde Abbasiler çok büyük askerî, siyasal, kültürel ve bilimsel gelişmeler kaydettiler.[1]

Harun Reşid ve halifeliği döneminde kendi yaşamı ve saray hayatı hakkında birçok söylentiler, hikâyeler ve masallar yazıya kaydedilmiş ve bunlar halk arasında popülerleşip yaygınlaşınca zamanımıza kadar gelmiştir. Bunlardan bazılarının temelinde gerçekler yatmakla beraber büyük ölçüde hayal mahsulleridir.

Gençlik yaşamı

Harun Reşid İran‘da Rey şehrinde 763’te doğmuştur. 775-785 döneminde üçüncü Abbasi halifesi olarak hüküm süren babası Mehdi‘nin üçüncü oğludur. Annesi Hayzuran adında Yemen asıllı bir cariyedir. Fakat annesi, çok güçlü karakteri ile kocasının ve sonra oğullarının halifelik dönemlerinde Abbasi devlet politikasında büyük etkisi olmuştur. Annesi ve babasının en çok sevdikleri oğulları olan Harun’un çocukluğu Bağdat’ta ki Abbasi sarayında büyük bir lüks içinde geçmiştir. Hocası, Bermaki ailesinin Abbasiler zamanında çok önemli mevkilere geçmesini sağlayan Yahya bin Halid Bermaki idi. Harun, Yahya bin Halid’in üç oğlu olan Fadıl, Cafer ve Muhammed’in çocukluk arkadaşı idi. Fadıl ile Harun süt kardeşi idiler ve Cafer’de Harun’un çok yakın arkadaşı idi.[2]

Harun babası Mehdi‘nin halifelik döneminde Bizans-Abbasiler Savasi (775-783) sırasında 781 ve 782’de açılan seferlerde Abbasi ordularına komutanlık etmiştir. 782’deki seferde Abbasi ordusunun büyük kısmı ile Boğaziçi kıyılarına Hrisopolis‘e (modern Üsküdar) kadar gelmiştir. Bu seferde ordusunun Batı Anadolu’ya gönderilen bir kısmı Trakya Theması askeri valisi olan Mihail Lachanodrakon‘un komuta ettiği bir Bizans ordusuna karşı yenilgiye uğramıştır. Harun ve komutasındaki ordu ile büyük ganimetle geri dönmekte iken Bizans imparatoru naibi olan İrini temsilcileri ile Abbasilerin lehinde bir barış anlaşması yapılmasını sağlamıştır.

Bundan sonra Harun’a MısırSuriye ve Güney Kafkasya ve Azerbaycan eyaletlerinden oluşan Batı bölgelerinin genel valiliği verilmiştir. Genel valilik yapmakta iken en yakin danışmanı ve bu büyük bölgenin gerçek idarecisi ise eski hocası, Yahya bin Halid Bermaki olmuştur.

Babası 784’te öldükten sonra halifelik, ağabeyi olan Hadi’ye geçmiştir. Hadi ile Harun’un iyi geçinemedikleri bildirilir. Örneğin babalarının halifeliği sırasında iki kardeşin Dicle‘yi dar bir köprüden geçmeleri gerekince Hadi’nin yaveri olan emir, Harun’un ilk olarak geçmesini önlemek için “Veliahtın senden önce geçmesini bekle” diye Harun’a sert bir emir vermiş; Harun “Başüstüne emir senin” diye yanıt vermiş ama Halife olduktan sonra bu yaveri idam ettirmiştir.[2]

Hadi, kendi öldükten sonra halifeliğin kardeşi Harun’a değil de kendi genç oğluna geçmesi için istişarelere geçti.[3] Bağdat’taki bütün Abbasi bürokratları, zamanının halifesine Hadi’ye dalkavukluk etmeleri nedeniyle, kabule hazır olduklarını bildirmişlerdir. Fakat Bermakiler Harun’un veliahtlıktan atılmasını kabul etmediler. Başvezir olan Yahya Bermaki Halife Hadi’ye bu kararın akla uygun olmadığını ve ortaya fitne çıkarabileceğini söyleyerek onu uyardı. Hadi bir müddet düşündükten sonra bu konuda kendisinin haklı olduğunu telkin eden bürokratlara uyarak küçük oğlunu vârisi olarak ilan etmiştir. Kendini uyaran Yahya Bermaki’yi de hapse attırmıştır. Bu haberi alan Harun, Abbasi devleti batı eyaletleri genel valiliği görevini bırakarak yarı emekli bir hayat yaşamaya başlamıştır.

Hadi ancak 784-786 döneminde halifelik yapmıştır. 786’da Musul civarında bir bağ köşkünde iken hastalanmış ve ölmüştür. Bu beklenmedik ölümün üzerine çeşitli söylentiler çıkmıştır.[4]

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


Hakkımızda

Hayat çok uzun gibi gözükse de, uzun değil kısadır. Yaşam tecrübelerle olgunlaşır. Ülkemizin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmak görevimiz olmalıdır. Ulusal milli birliğimize sahip çıkmalıyız. Bir toplumda dil, din, milli ve manevi değerler kaybolursa, o toplum dağılmaya ve yıkılıp yok olmaya mahkûm olur.


İLETİŞİM

BİZİ İSTEDİĞİNİZ ZAMAN ARAYIN